Pazar, Ekim 26, 2014

"Cinsellik ve Hukuk" Konusuyla İlişkili İki Haber - Halil Çelik


Bu yazıda, Eylül-Ekim 2014 aylarında İngilizce yayın yapan medyada yayımlanan iki haber ve bu haberlerin Türkçe internet medyasında nasıl karşılık bulduğu konusuna odaklanılmaktadır. Aynı zamanda sözü geçen haberlerin içeriği hakkında ilave bilgi verilmesi de amaçlanmaktadır. Birinci haber Alman Etik Kurulu’nun ensestle ilgili tavsiye kararı, ikincisi ise Harvard’da bazı hukuk profesörlerinin üniversitede uygulamaya konulan cinsel tacizi önlemeye yönelik yeni politikaya yaptıkları eleştiriye ilişkindir.

BİRİNCİ HABER: ALMANYA VE ENSEST

Daily Telegraph internet sitesi (İS), 24 Eylül 2014 tarihinde bir haber yayımladı.[1] Haber başlığında, Alman Etik Kurulu (German Etics Council)’nun, ensestin temel haklardan olduğunu söylediği bilgisi veriliyordu. Haber içeriğinde yer verilen alıntıdan, konunun, ensestin ergin kardeşler arasındaki kısmıyla sınırlı olduğu ve haber metnindeki bilgilerin Alman Etik Kurulu (AEK)’nun “görüş”ünden alındığı görülebiliyordu.

Bu habere, Sözcü gazetesi İS’nin “dış haberler” bölümünde, 25 Eylül günü yer verildi. Haber, referans verilmese de, Daily Telegraph’ta yayımlanan metne dayanıyordu. Sözcü İS’nin haberi, kimi haber sitelerinde de, Sözcü’ye referans verilerek ya da verilmeden yayımlandı (Elite Haber, Yurt Gündemi, O Haber). Bunların yanında, Hürriyet İS, Taraf İS ve Acunn İS de, Sözcü’de yayımlanan haber metnini kullanmadan, bu habere yer verdiler.[2]

Sözcü İS’de ve Sözcü’den alıntı yapan İS’lerde haberin başlığı Daily Telegraph ile uyumluydu: “Alman Etik Komitesi: Ensest Yasadışı Değil”. Diğer İS’lerdeki başlıklar ise şöyleydi: “Kardeşler Birbiriyle Seks Yapabilsin” (Hürriyet İS), “ Alman Etik Kurulu’ndan Enseste Yeşil Işık” (Acunn İS), Alman Etik Kurulu: Ensest Haktır” (Taraf İS).

Haberin geçtiği yer Almanya olduğundan DW İS’nin Türkçe edisyonunda konuyla ilgili daha fazla bilgi bulunabilirdi. Bu amaçla DW İS’de yapılan aramada, bu haberin Türkçe edisyonda (servis) verilmediği-yer almadığı görüldü. DW İS’nin İngilizce edisyonu ise konuyla ilgili iki haber yayımlamıştı. 24 Eylül tarihli ilk haber AEK görüşüne ilişkin iken, 25 Eylül tarihli haberde DW’den Dagmar Engel’in görüşlerine başvuruluyordu.[3]

Hemen hemen bütün haberlerde, bu konunun Almanya’da son yıllarda gündeme gelmesinin başlıca nedeni olan “iki kardeş” ten ve bu iki kardeşin dava konusu olan durumlarından söz edilmekte, söz konusu kardeşlerin isimlerine ve kimi zaman fotoğraflarına yer verilmektedir. Yine son dönemde güncel olan “unutulma hakkı” göz önüne alınarak, bu yazıda özellikle bu kardeşlerin isimleri zikredilmemiştir.

Almanya: Ensest ve Alman Etik Kurulu

Sondan başlanırsa, herşeyden önce yasal bir danışma organı mahiyetinde olan AEK’in hükümete verdiği görüşlerin, hükümet bakımından bir bağlayıcılığı olmadığı, bu görüşlerin tavsiye niteliğinde olduğu hususu söylenmelidir. 2007 yılında oluşturulan Alman Etik Kurulu, organ naklinden, cinsiyet değiştirmeye, genetik araştırmalara kadar toplumda tartışma yaratan konularda Federal Alman Meclisi’ne ve hükümete danışmanlık yapıyor. Konuları dinî, hukukî, toplumsal, ekonomik ve tıbbî boyutlarıyla ele alan Etik Kurulu’na ilk kez, 2012 yılında, bir Müslüman'ın (İlhan İlkılıç) yanı sıra Yahudi bir üye de  atandı.[4] AEK’in görüşlerinin tavsiye niteliğinde olduğu, yukarıda belirtilen haber metinlerinin bir kısmında, Hristiyan Demokrat Partisi sözcüsünün bu önerinin dikkate alınmayacağı açıklamasının belirtilmesi biçiminde aktarıldı.

Ensest konusunda Almanya için belirtilmesi gereken ilk husus; Almanya’da üstsoy, altsoy ve kardeşler arasında cinsel ilişkinin ceza hukukunda bir suç olarak düzenlendiği ve bu suçlar karşılığında para cezası veya 2 yıla kadar (altsoy için 3 yıl) hapis cezasının öngörüldüğü. Diğer bir husus ise, kardeşler arasındaki ensestin cezai yaptırıma bağlanması konusunun, Almanya’da, ceza reformları kapsamında daha önce de birçok kez gündeme geldiği. Yani bu konu Almanya’da uzun bir dönemdir tartışılıyor. Bu tartışmanın tarihi, en son yaşanan olay (yukarıda bahsi geçen iki kardeş-2008/2014) ile ilgili Alman Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararda açık olarak anlatılıyor.[5]

AEK’in haberlere konu olan görüşü ise 88 sayfalık bir rapor.[6] Bu rapordan alıntılanan cümle, raporun sonuç ve öneriler bölümünden. AEK bu bölümde iki öneri sunuyor. Birinci öneri ergin (18 yaşındaki) kardeşler arasındaki rızaya dayalı cinsel ilişkinin ceza hukuku konusu olmaktan çıkarılması. Haberlerde alıntı yapılan cümle, bu önerinin gerekçe kısmından. İkinci öneri ise, kardeşlerden birinin 18 yaşından küçük (14-18 yaş aralığında) olması durumuyla ilgili. Ayrıca raporda, bu önerilerin çoğunlukla alındığı (14 üye lehte, 9 üye karşı oy verirken, 2 üye çekimser kalıyor) bilgisi ve karşı oy kullananların “karşı oy” yazısı da bulunuyor.

Türkiye 

İç hu­kuka bakıldığında ensest ilişki, medeni hukukta evlenme yasakları olarak karşımıza çıkarken, ceza hukuku alanında, aralarında evlenme yasağı olan yetişkinlerin rızaya dayalı olan cinsel birleşmelerinin suç olarak düzenlenmediği görülmektedir.[7] Sözkonusu yasağa uymamanın MK’da elbette ki bir karşılığı vardır, TCK’da ise bir karşılığı yoktur.[8] Ancak rızaya dayanmayan ensest ilişki, cezayı ağırlaştıran bir neden olarak düzenlenmiştir (Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki başlıkları altında). TCK’da, evlenmesi yasak olan yetişkinler arası rızaya dayalı cinsel ilişki -ensest ilişki- suç ha­line getirilmemiştir.[9]

Türkiye’de ensestin bağımsız bir suç olarak düzenlenmemesinin, eylemin kabul edilebilirliğine değil, aksine bu eylemin asla gerçekleşmeyeceğine dair söyleme dayandığı yorumları yapılmış [10] ve kimi çalışmalarda ensestin suç olarak düzenlenmesi savunulmuştur. Örneğin, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi ile Prof.Dr. Ayşe Nuhoğlu’nun 2013 tarihli ortak çalışmasında, ensestin bir suç olarak eklenmesi (TCK 104/A maddesi) teklif edilmektedir. [11]

TCK’da 6545 sayılı Kanun (16 Haziran 2014) ile 104’üncü maddeye eklenen fıkra da, her ne kadar madde gerekçesinde ensest sözcüğüne yer verilse de, ensest ilişkinin cezalandırılması olarak kabul edilmemektedir. Zira ensest suçunun;  mukayeseli hukukta ve literatürde “evlenmesi yasak yetişkinler arasında rızaya dayalı cinsel ilişki” olduğu, bu tanımın Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak ayrı bir madde kapsamında yer alması gerektiği ileri sürülmektedir.[12]

İKİNCİ HABER: HARVARD VE ÜNİVERSİTEDE CİNSEL TACİZ

İkinci haber, Boston Globe İS’den.[13] 15 Ekim 2014 tarihli haber, Harvard Üniversitesi’nde Temmuz ayında kabul edilen cinsel tacizi önlemeye yönelik yeni politikaya Harvard Hukuk profesörlerinden gelen itirazı gündeme taşıyor. Haberin yayımı sadece Boston Globe ile sınırlı değil. İngilizce yayım yapan birçok İS, konuya ilişkin haber yayımladı. Bu haberin-konunun kaynağı sayılabilecek gelişmeler Türkçe İS’lerde gündeme getirilmişken, bu haber, Türkiye’de yankı bulmadı, haberleştirilmedi.

Mayıs 2014’te Türkçe İS’lere de yansıyan bu konuyla ilgili haber, içlerinde Harvard gibi prestijli olanların da bulunduğu 55 üniversitenin, cinsel taciz şikayetlerine karşı yeterli-gerekli hukuki reaksiyon göstermediklerini duyuruyordu.[14] Süreç Mayıs ayında başlamış, ABD kamu otoritesi üniversiteleri bu konuda, gerekli tedbirleri almaları hususunda uyarmıştı. Harvard Üniversitesi de, yeni önlemler (araştırma-soruşturma bürosu) içeren bir politikayı 2014-2015 akademik yılından itibaren uygulanacak ve tüm fakülteleri kapsayacak biçimde yürürlüğe koydu (Temmuz 2014).[15]

İşte 15 Ekim 2014 tarihli haber, bu düzenlemeye karşı Harvard Hukuk Fakültesi’nden 18 hukuk profesörünün (Eleştirel Hukuk Çalışmaları’ndan Duncan Kennedy de dahil) imzaladıkları ve itiraz ettikleri hususları içeren açıklamayı konu ediniyor. İtiraz neye diye sorulursa, bu konu hukuki bir tartışmayı/değerlendirilmesi gereken ayrıntılı hususları içerdiğinden burada detaylı olarak cevaplanmayacak. Ancak temel olarak itirazın araştırma-soruşturma süreç ve usullerinin hukuki anlamda eksiklik taşıdığına yönelik olduğu; bu kapsamda, düzenlemenin tek yanlı bir bakış açısıyla, suçlananın savunma hakkına yeterli önem vermediğine dikkat çekildiği söylenebilir.

İKİ HABER ÜZERİNE

Cinsellik ve hukuk bağlamındaki iki tartışma kendine Türkiye internet medyasında ya hiç ya da yeterince yer bulamamıştır. Bunun, tartışmanın “ilgi çekiciliği-haber değeri”nden daha çok, internet medyasındaki “haber üretim” yapısıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Özellikle internet haberciliğine bakıldığında, haber sitelerinin büyük çoğunluğunun haber kaynaklarının ana akım medya kuruluşları ya da ana akıma haber servisi yapan haber ajansları olduğu görülmektedir.[16] Haber kaynaklarının, geleneksel medyanın uzantısı olan İS’ler olmaya devam etmekte olduğu; haber sitesi olarak nitelendirilebilecek birçok İS’nin haber üretmediği, haber “paylaşma”nın ötesine geçemediği de, en azından bu iki haber bağlamında ve genelleştirmeden, ileri sürülebilir. Bu durum, alternatif medya olanaklarının sınırları ve profesyonel medyaya bağımlılık konusunun ayrıca araştırılması gerekliliğine işaret etmektedir.

Hem Daily Telegraph hem de Sözcü bakımından bir “dış haber” niteliğinde olan “Almanya ve ensest” konulu birinci haber, ikinci habere kıyasla (Boston Globe), benzer biçimde yüzeysel olarak verilmiş, Almanya’daki tartışmaya nüfuz etmemiştir. Aksine, Almanya’da “ensestin serbestçe yaşanmasının istendiği” yanılsaması doğurmaya elverişli bir haberleştirme yapıldığı izlenimi vermektedir. Haber metninde yer verilen, yani seçilenler-elenenler (Alman Etik Kurulu raporundan yapılan alıntı, Almanya’daki ensest oranının (Max Planck Enstitüsü referansı ile) verilmesi gibi) bu izlenimin doğmasına yol açmaktadır.

Üniversitelerde cinsel taciz konusu, Türkiye’de de güncel ve akademik ilgi ve çalışmalara konu olsa da, ne ikinci haber ne de bu haberden önce Harvard gibi ünversitelerde gündeme gelen yeni politika (politika değişikliği), kendisine internet medyasında yer bulamamıştır. Bu konudaki haberler, geçmişteki, “ABD üniversitelerinin cinsel taciz profilinin olumsuzluğu”na yönelik olanlarla sınırlı kalmıştır. Özellikle dış haberler söz konusu olduğunda geleneksel medyanın uzantısı olan İS’ler ve haber ajanslarına bağımlılık düzeyi daha yüksek olmaktadır. Geleneksel medyada ise, neyin haber olduğu ve haberin nasıl verileceği, üretim yapısı ve koşulları altında-ilişkili olarak belirlenmektedir.

 Halil Çelik




[5] Alman Anayasa Mahkemesi kararının Türkçe tam metni için bkz. SANCAR, Türkan Yalçın ve YAŞAR, Tuğçe Nimet, Ensest, Genel Ahlak ve Alman Anayasa Mahkemesi’nin Kararı, TBB Dergisi, Sayı 80, 2009, 245-289

[7] ATAÇ, Asiye Selcen, Ceza Hukuku ve Ensest Fiiller Arasındaki İlişkiye Genel Bir Bakış, Prof.Dr.Nur Centel’e Armağan, MÜHF-HAD Özel Sayısı, Cilt 19, Sayı 2, 2013

[8] SANCAR, s.248

[9] ATAÇ, s.877

[10] SANCAR vd., s.252


[16] Taylan, Ahmet (2012), Alternatif Medya ve Bianet Örneği: Türkiye’de Alternatif Medyaya Dair Etnografik Çalışma, Doktora Tezi, AÜ Sos. Bil. Enst., Ankara, s.410