Pazartesi, Ekim 27, 2014

İnternetin Sahibi Var




İnternet;  altyapısı (omurga ve uygulamalar) üzerinde başta ABD olmak üzere küresel güçlerin, çokuluslu şirketlerin ve hükümetlerin  yönetim ve denetim tekellerinin bulunduğu; bu aktörlerin kimi zaman birbirinden farklı kimi zaman örtüşen çıkarlarına sahne olan; iktidar odakları arasında çıkar ve güç mücadelesinden kaynaklanan çatışmaların yaşanabildiği teknolojiye dayalı bir ortamdır.”



 Giriş

            İnternetle ilişkili metinler genellikle internetin; günümüzün en büyük bilgi kaynağı olduğu, bu bilgiye sınır tanımadan ulaşıldığı, özgürce kullanılan ve merkezi yönetimi olmayan global bir sistem olduğu[1] tespitleriyle başlayıp ancak ile devam etmekte ve başta çocuklar olmak üzere kullanıcılar için taşıdığı risklere işaret etmektedir. Bu riskler barındıran imkan üzerinde  hükümetlerin düzenleme yapması gerektiği kabul edilmekte, bu düzenlemelerin insan haklarına ilişkin uluslar arası normlara uygun olup olmadığı tartışma konusu yapılmaktadır.         Böyle olunca, internetin teknik altyapısı ve bu altyapı üzerindeki kontrol hakkı sorgulanmamakta, internetin kendisinin aynı zamanda bir ekonomisinin olduğu ve genel ekonomi için bir alan yarattığı, ekonominin aktörleri tarafından kullanıcıların yurttaştan ziyade “müşteri, tüketici” olarak görüldüğü gibi hususlar göz ardı edilmektedir.

            İnternetin özellikleri nelerdir? Öncelikle, günümüzde internet ortamının giderek büyük medya şirketlerinin denetimi altına girdiği, içeriğin artan oranda ticarileştiği ve sermayenin tekelleştiğini belirtmek gerekir[2]. Diğer öne çıkan özellikleri ise, iktidar ve sermayenin “gözetim, kontrol” amaçlı faaliyetlerinin gerçekleştiği bir alan olması, internet ekonomisi ve genel ekonomiye sunduğu fırsatlar ve kullanıcı düzeyindeki artma/artırılma olarak sayılabilir.

            İlk bakışta internetin sahibinin olmadığı, onu kullanan herkesin sahibi olduğu iddiasının, internetin işleyişine bakılmasıyla birlikte, bir yanılsama olduğu görülebilmektedir. Konunun,  teknik altyapı (omurga) ve uygulamalar olmak üzere iki yönü bulunmaktadır[3].

                                 Omurganın sahibi:  ABD, Çokuluslu Şirketler ve Hükümetler

            Dünyada ilk internet çalışmaları, 1969 yılında ABD Savunma Bakanlığı'nda ARPANet'in kurulması ile başlamış, daha sonra aynı ağ üzerinde geliştirilen TCP/IP protokolü, 1983 yılından itibaren ARPANet üzerinde kullanılmaya başlanmıştır. İlk internet omurga ağının oluşturulması ise 1986 yılında NSFNet (National Science Foundation – Ulusal Bilim Vakfı) tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu süreci takiben, internetin halka açık hale gelmesi 1989 yılından sonra olmuş; 1990 Haziran’ında ARPANet’in kullanımdan kaldırılmasına rağmen bu ağın yerini ABD, Avrupa, Japonya ve Pasifik ülkelerinde ticari ve hükümet işletimindeki omurgalar (backbone) almış, TCP/IP protokolü ve internet 90'lı yıllardan itibaren büyük bir ivme kazanmıştır. İnternet’in ticari anlamdaki gelişimi ise 1991 yılından itibaren olmuştur[4].

            İnterneti internet yapan TCP/IP protokolü ve IP adreslemesi ICANN tekelinde olup dünya üzerindeki tüm IP adresleri ve DNS yapısı merkezi Los Angeles’ta bulunan ICANN tarafından kontrol edilmektedir. ICANN özerk bir yapı gibi gözükse de sonuçta ABD tarafından kontrol edilmektedir[5]. Kurulduğu 1998'den beri ABD Ticaret Bakanlığı'na bağlı Telekomünikasyon ve Bilişim İdaresi'nin gözetiminde faaliyet yürüten, ancak ABD ulusal güvenlik politikaları çerçevesinde örgütlenen ICANN, internette tüm dünyayı kapsayan kararlar alabildiği gibi, bu kararları bütün ülkelere uygulatma yetkisine de sahip bulunmaktadır. İnternetin yönetim ve kontrolünü sağlayan domainlerde (alan adı) ABD tekeli sürmekte ve BM'nin bu tekelin kırılması için uluslararası bir denetim kurulunun oluşması önerisine ABD ısrarla karşı çıkmaktadır [6].

          2005 yılında Tunus'ta yapılan Uluslararası İnternet Konferansı'nda, internetin denetiminin yine ABD'de kalması Le Monde’da şöyle yorumlanmıştır[7]: "Bugün, internetin siyasi rolü tartışılmaz, stratejik önemi hayati. Washington'un, internetin kontrolünü devretmeyi reddederken aksi takdirde 'demokratik olmayan ülkelerin de söz sahibi olacağı' uyarısını yapması, güçlü bir argüman. Özellikle de BM'nin bu konudaki dünya zirvesini, internet okurlarını hapseden Tunus gibi bir ülkede yaptığı düşünülürse..."

            2013 başında ICAAN, yönetim merkezini üçe bölme, bu merkezlerden birini de İstanbul’da oluşturması kararı almıştır[8].

            İnternet teknik altyapısıyla ilgili diğer bir husus ise; internet omurgasını oluşturan yüksek hızlı fiber optik kablo altyapısının birkaç büyük şirketin tekelinde olması, bu firmaların AT&T, UUNet, GTE Internetworking, Global Crossing, Qwest Communications ve PSINet’ten oluşmasıdır. Sadece UUNet internet omurgasının yüzde 30’una sahip konumda olup yerel telekomlar ülke içindeki omurgadan sorumluyken ülkeler arası iletişim bu dev şirketler tarafından sağlanmaktadır[9]. ABD tekeli, 2012 yılında, “Tüm dünyaya ABD üzerinden dağılan internet ağını kesme yetkisi elinde bulunan FBI, bir virüs tehdidine karşı, 9 Temmuz'da geçici bir süreliğine internetin fişini çekebilir[10]” haberiyle medyaya yansıyarak somut ifadesini bulmuştur.

DEVAMI