Çarşamba, Nisan 29, 2015

Bungehuis’dan Maagdenhuis’a (1): Spinhuis Kolektif ve Bungehuis İşgali



13 Şubat’ta Amsterdam Üniversitesi’nin bir binasını (Bungehuis) işgal eden öğrenciler 12 gün sonra binadan çıkarılır.[1] Ardından öğrenciler, Amsterdam Üniversitesi (UvA)’nin ana yönetim binası olan Maagdenhuis’i işgal eder ve okulun demokratikleşmesi talebini dile getirirler. Julie McBrien (Amsterdam Üniversitesi’nde Antropoloji alanında Yardımcı Doçent) bu protestoların nedenlerini ve neler yaptıklarını şöyle anlatıyor:

Protestocular üniversitenin karar alma süreçlerinin şeffaflığını ve hesap verilebilirliğini artırmak ve kesintilerin, tasfiyelerin ve yeniden inşa programının durdurulup tekrar değerlendirilmesini istiyorlar. “Bürokrasiyi nasıl protesto edersiniz? Üniversiteye sızan ve bizleri yaratıcılık, eğitim ve eleştirel düşünce yerine ‘verim’ (efektiflik), uyum ve kârı ön plana çıkartmaya zorlayan finansallaşma ve işletmeciliğe nasıl karşı durursunuz? Biz Amsterdam’da sembolik üniversite binalarını işgal ederek, kamuya açık tartışmalar düzenleyerek ve bunları sokağa taşıyarak başladık. Makaleler yazdık, televizyon ve radyo programlarına çıktık ve açık mektuplar kaleme aldık. Ancak direniş pek çok biçim alabiliyor. Bizler bir eleştiri ve dönüşüm şekli olarak çalışma alanımızı tekrar ele geçirme modelini kullandık. Çalıştığımız şirkete benzer ortamı – tamamen düz çizgiler, tek tip alanlar, geçmesi imkânsız bükülmeyen demirler – alternatif seslerin işaretleri, oluşum halindeki fikirler ve tartışmaya açık konular ile doldurduk.

Her hafta öğrencilerimizle birlikte işletmecilik ve finansallaşmanın sonuçları üzerine kafa yorduk, başka hiçbir yol kalmadığında nasıl gündelik direniş biçimleri ile itaatsizlik gösterebileceğimizi tartıştık. Bertold Brecht’in ünlü ‘Stell dir vor, es ist Krieg, und keiner geht hin’ (Savaş olduğunu, ama kimsenin cepheye gitmediğini hayal et) sözünden esinlenerek, bürokrasinin kimsenin form doldurmadığı zaman ne hale düşeceğini hayal ediyoruz. Üniversitemizi elimizden alan sistemle işbirliği yapmayı reddedersek, ona sahip çıkmak ve onu yeniden yaratmak için bir adım ileri atmış oluyoruz. Bu herkes için görünür değil; ama bu tür protesto biçimleri, üniversitenin öğrenme ve keşfetme alanı olarak yeniden yaratılmasında önemli bir rol oynuyorlar.”[2]


Bungehuis’tan Önce Spinhuis: Entelektüel İsyancı ve Sembolik Politik Eylem

Biraz geçmişe gidersek, 2009 yılı Kasım ayında, Groningen Üniversitesi öğrencilerinin, daha fazla demokrasi ve istenen krediyi tutturamayan öğrencilerin okuldan ayrılmalarını düzenleyen (Binding Study Advice) sistemin kaldırılması talebiyle, üniversite yönetim binasını işgal ettiklerini görüyoruz.[3] Şubat 2010’da ise, Hollanda hükümetinin eğitimde kısıtlama ile temel bursların kaldırılmasına ilişkin planlarını protesto eden öğrencilerin birçok üniversiteyi işgal ettiği haberi ile karşılaşıyoruz. Bu işgallerden biri de Amsterdam Üniversitesi’nde yaşanıyor. Bir grup öğrenci Amsterdam Üniversitesi’nin bir binasının (Oudemanshuispoort) kolej salonunu işgal ediyor. Öğrenciler, Hollanda Üniversiteleri Birliği Derneği’nin kısıtlamaların/kesintilerin tüm yükünü tek taraflı olarak öğrencilere yüklemesinin kabul edilemez olduğunu söylüyor ve Amsterdam Üniversitesi yönetiminin hükümetin bu kriz politika/planlarına verdikleri desteği geri çekmelerini istiyorlar.[4] 2011 Şubat’ına gelindiğinde, önce Amsterdam Üniversitesi’nde, peşinden Utrecht Üniversitesi’nde öğrenci işgalleri yaşanıyor.[5] 2012 yılında, Şubat-Mart aylarında, işçilerle (temizlik işçileri, taşeron işçiler) ile üniversite öğrencileri (Utrecht Üniversitesi ve Vrije Üniversitesi) ortak işgal eylemleri gerçekleştiriyor.[6] Özellikle 2009-2010 yılları, 2008 krizinin faturasını öğrencilere kesmek isteyen neoliberal kriz politikalarına karşı, dünyanın çeşitli yerlerinde öğrenci işgallerinin (Örn. Californiya Üniversitesi, Newcastle Üniversitesi) yaşandığı yıllar oluyor.[7]

Liselot Kattemölle, 2014 bahar döneminde Madrid’de gördüğü yükselen radikal öğrenci eylemlerinin “protesto biçimleri” karşısında, “bunun tamamen yeni bir şey olduğunu” düşündüğünü yazıyor. Özellikle, üniversite duvarlarında karşılaştığı anarşist sloganlar ve komünist semboller onu şaşırtıyor. Oysa kendi üniversitesi olan Amsterdam Üniversitesi’nde, Hükümetin üniversite eğitimi reformuna karşı 2011 yılında gerçekleştirilen öğrenci eylemleri, öğrencilerin de bileşeni olduğu kurumsallaşmış biçimlerle sınırlı kalıyor. Ancak 2014 yılında Amsterdam’a döndüğünde, Spinhuis işgalini görüyor ve Hollanda’da da bir şeylerin değiştiğini fark ediyor.[8]

Amsterdam’da, Haziran-Ağustos 2014 ayları arasında, ev işgalleri (squat) gündeme geliyor.[9] Amsterdam Üniversitesi’nin şehir merkezindeki tarihi binası Spinhuis’da yerleşik olan fakülteyi taşıması üzerine boş kalan binada, müşterek oda (common room) olarak bilinen, içinde öğrencilerin işlettiği kantin bulunan otonom öğrenci alanı, bir grup öğrenci tarafından işgal ediliyor (Eylül 2014). Öğrenciler kurdukları Spinhuis Kolektif ile ortak salonu yeniden kullanıma açıyor ve kar amacı gütmeden kantini işletmeye başlıyorlar.  Üniversite yönetiminin eylemin “gayri meşru” olduğu söylemine karşı, “her şey sorgulanabilir/sorgulanmalı” argümanıyla, kendilerini “entelektüel isyancı” olarak nitelendirerek ve eylemin “sembolik” bir politik eylem olduğunu söyleyerek karşılık veriyorlar. Kattemölle de, Spinhuis eylemini, neoliberal yüksek eğitim reformlarından memnuniyetsizliği göstermeyi amaçlayan sembolik bir eylem olarak nitelendiriyor. Öğrencilere göre üniversite, şirket gibi yönetilmemeli ve aşağıdan yukarıya örgütlenmeli, yani karar alma süreçlerine öğrenciler de katılmalı; üniversitelerde, Spinhuis gibi herkes için erişilebilir platformlar/alanlar daha fazla olmalı.[10]

Spinhuis işgali, mevcut öğrenci örgütlerine dayanmamak, aksine işgalci öğrencilerin öğrenci örgütlerini “işbirlikçi” görmeleriyle diğer öğrenci eylemlerinden farklılaşıyor. İlk başta gördüğü büyük destek, ortak salon’un “kirli” olduğu, “sadece bir grup öğrenciye hizmet ettiği” şeklindeki eleştirilerle de bağlantılı olarak, süreç içinde azalıyor. Üniversite yönetiminin mahkemeden boşaltma kararı alma girişimi, önce, eylemin kişisel çıkarlara hizmet etmemesi, sosyal amaçlar gütmesi gerekçesiyle mahkemece reddedilse de, yeniden yapılan başvuru sonucunda mahkeme (Ocak 2015) boşaltma kararı veriyor.[11]  


Bungehuis İşgali

Spinhuis’tan çıkarılan işgalciler ve müzakereden doğrudan eyleme geçmeye karar vermiş bir grup öğrenci, 13 Şubat (2015) sabahı Amsterdam Üniversitesi’nin ana binalarından bir tanesi olan ve yakın zamanda Soho House adındaki elit club zincirine (lüks otel ve spa kompleksine dönüştürülmek üzere[12]) satılan Bungehuis’u işgal ediyor.

Özgür eğitim için verilen bu mücadeleyi üniversite genelinde gerçekleşen, fakat şaşırtıcı olmayan bir şekilde en çok Beşeri Bilimler Fakültesi’ni etkileyen bütçe kısıntılarının ve üniversite yönetim kurulu (CvB) tarafından birkaç ay önce açıklanmış “Profiel 2016” planının tetiklediği söylenebilir. Üniversitenin öğrenci ve çalışan gibi asli unsurlarına danışılmadan kurgulanan bu tepeden inme plan, üniversite içinde merkezileşen güç ilişkileri ve üniversitenin piyasaya bağımlı olması gibi problemleri derinleştiriyor. Birçok başka sonucun yanısıra, yeterince öğrencisi olmayan veya “küçük diller” gibi “verimliliğini” kanıtlayamayan bölümlerin varlığını ve programların görece bağımsızlığını tehdit ediyor; kadrolu pozisyonları ve bursları azaltarak okuma ve çalışma şartlarını daha da güvencesiz hale getiriyor.”[13]

Bungehuis, işgal süresince, içeriden barikatlı kapısının önündeki kitaplar, cephelerinden sarkan, özgür bir toplumda özgür eğitim talep eden afişler, arka penceresine dayanmış, insanların içeri daha rahat girmesini sağlayan bir merdiven ve içeride özgür üniversitenin olanaklarını tartışan ve sınayan öğrenciler ile şehrin göbeğinde yükselir. İçerisi ise geceleri orada düzenli olarak kalan bir grubun haricinde gündüz gelenler, program düzenleyenler ve binayı sıklıkla ziyaret eden medya mensupları ile doludur. Kantin, özel Eurest şirketinin malzemeleri kullanılmadan gönüllü yemek yapılan bir yere, dersliklerden bir tanesi Genel Meclislerin (general assembly) yapıldığı mekana, “yönetim odası” ise “müşterek oda”ya dönüştürülür. İşgalin birinci gününden itibaren tüm gün süren çeşitli program ve aktiviteler gerçekleştilir: Üniversite içinden ve dışından gelenlerin verdiği dersler, kurtarılmaya çalışılan beşeri bilimlerin aslında ne olduğu gibi teorik tartışmalardan işgalin nasıl muhafaza edileceği veya gözaltına alınma halinde ne yapılacağı gibi pratik konulara uzanan tartışmalar, film gösterimleri, atölyeler, basın toplantıları ve düzenli olarak gerçekleşen genel meclisler.


Forumlarda tartışılan ve binanın pencerelerine de asılan talepler şu doğrultudaydı: üniversite yönetiminin demokratikleşmesi; üniversitenin finansal bölüşüm modelinin değişerek çıktı değil girdi üzerinden yapılandırılması; Profiel 2016 planının devre dışı bırakılması; üniversiteler arasında yapılacak ortaklık ve birleşmelerin referandum ile belirlenmesi; esnek olmayan güvenceli kontratlar, eğitim ve araştırma sahalarındaki bütçe kısıntıları ve okulun emlak giderleri hakkında açık bir tartışma ve buna bağlı olarak Bungehuis binasının üniversite binası olarak kalması.”[14]

Üniversite yönetim kurulu, dava açarak içeride bulunulan her gün için 100 bin euro ceza talep eder, öğrencilerin binadan çıkartılması kararı alan mahkeme tarafından gün başına 1000 euro’ya düşürülen/hükmedilen bu ceza; “antikapitalist açık arttırma” (içeri girmek için kullanılan merdiven bir grup öğretmen tarafından, eylemcilerden bir tanesinin taktığı şapka bir hoca tarafından, taleplerin yazılı olduğu bir kağıt mecliste sunmak üzere Sosyalist Parti tarafından biner euro’ya alınır), internette başlatılan destek kampanyası ve benzeri bağışlar ile karşılanır.[15] Bu esnada, imzalayanların içinde Noam Chomsky, David Harvey, Judith Butler, Etienne Balibar gibi isimlerin de olduğu bir imza kampanyası (17 Mart: 7.000 imza[16]; 27 Nisan: 8.011 imza[17]), uluslararası destek mesajları artmaya devam eder. Medya ilgisi ve üniversite personeli desteğinin beklenilenin üzerinde olması yönetim kurulunun işgali sona erdirmeye yönelik “Bilim Maratonu” önerisine sebep olur. Taleplerden hiçbirine değinmeyen bu öneriye, “bilim maratonunun” zaten günlerdir işgal edilmiş Bungehuis’da sürdüğü, talepler karşılanmadıkça binadan çıkılmayacağı cevabı verilir. Bunun üzerine, Hollanda okul işgalleri tarihinde en uzunlarından biri haline gelmiş olan işgal, binanın polis tarafından boşaltılmasıyla sona erer (24 Şubat 2015).[18] Mahkemenin 19 Şubat’ta boşaltma kararı vermesi üzerine[19], valinin emri doğrultusunda hareket eden polis içeride kalanları gözaltına alır ve kapının önündeki protestoculara müdahale eder. Toplam 46 kişinin gözaltına alındığı boşaltma işleminin ardından (bir gün sonra) düzenlenen kalabalık gösteri, okulun yönetim binası olan Maagdenhuis’un “spontane” bir şekilde işgal edilmesiyle sonuçlanır. İçerideki beş güvenlik görevlisi, birinci ve ikinci katlardaki ofislerin güvenliğini garantiye almaya çalışırken, öğrenciler camı kırık kapıdan binaya girer.[20]




[8] Liselot Kattemölle, Activism and Apathy in Amsterdam: The Case of Spinhuis Occupation
[10] Kattemölle, age.
[13] Kuryel, age.
[14] Kuryel, age.
[15] Mahkeme talep edilen cezayı yüksek bulsa da, işgalin, eğitimi engellediği ve çıkışları bloke ettiğinden dolayı tehlikeli biri durum yarattığını kabul etmiş ve bu nedenle 1.000 Euro’luk cezayı uygun görmüştür. http://www.nltimes.nl/2015/02/19/judge-rules-univ-amsterdam-protesters-must-pack-leave-bungehuis/
[18] Kuryel, age.